İkiz bekleyen anneler dikkat! 9 aylık süreci sağlıklı geçirmek için beslenmenize özel bir önem vermeniz gerekiyor. İkiz bebek bekleyen annelerin beslenme konusunda yaşadıkları en büyük sıkıntının 4 besin maddesinin eksikliğinden kaynaklandığını ifade eden International Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin, anne adaylarına özel beslenme önerileri sunuyor.
İkiz bebek bekleyen annenin beslenmesi, tek bebek bekleyen annelere göre temel beslenme prensipleri aynı kalsa da miktarlarda değişiklikler oluyor. Annelerin bazı besin maddelerine olan ihtiyacı artıyor, bazı önemli minerallerin kaybı da artıyor. İkiz gebelerin en büyük sıkıntısının 4 maddenin eksikliğinden kaynaklandığını ifade eden International Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin,…
Hamilelik döneminde kadınlarındaki ruhsal değişimlerden dolayı hamileler eşlerinden uzaklaşır.
• Erkeğin fiziksel görünümünde herhangi bir değişikliğin olmaması,
• Erkeğin kadına göre daha rahathareket edebilmesi,
• Kadının erkeğin yanında kendini yetersiz ve ağır hissetmesi,
• Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde kadının ağırlaşması,
• Çirkinleştiğini düşünmesi,
• Hareket kabiliyetinin zayıflaması ve azalması,
• Eşinin kendisini eskisi kadar beğenmeyeceği düşüncesine kapılması,
• Yaşadığı sıkıntılara eşinin neden olması ve onun bu sıkıntıların hiçbirini yaşamadığını düşünmesi,
• Çocuğuna iyi bir anne olmaya çalışacağına inanırken eşinin duyguları konusunda endişeye kapılması gibi nedenlerle de anne adayı eşine ve cinselliğe karşı tepkili ve mesafeli davranabilir.
Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı ve Doğum Uzmanı Meltem Çam, gebeliğe karar verildikten sonra, anne adayının sağlığının iyileştirilmesinin çok önemli olduğunu söylüyor. Dr. Çam şöyle devam ediyor: “Sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi, gebelik planları konusunda anne ve baba adaylarının eğitilmesi ilk önceliğimiz. Günümüzde anne ve çocuk sağlığında daha iyi sonuçlar elde etmek için gebelikten önce harekete geçmek, tanı ve tedaviden çok koruma ve önlemeyi hedeflemek gerekiyor.”
Bedeniniz anneliğe hazır mı?
“Gebelik öncesi beslenmede genellikle saf, temiz, kilo aldırmayan ama besleyici gıdaların tercih edilmesi gerekiyor. Düzgün ve sağlıklı beslenmeye ilave olarak folik asit takviyesi yapılması, kullanılan destek ürünleri varsa bunların güvenilirliği,…
Düşük hamileliğin 20. haftasından önce bebeğin kaybedilmesidir- en çok ilk 12 haftada oluşur. Düşükler fark edilen gebeliklerin yüzde 15’inde oluşur, ve şaşırtıcı bir şekilde bütün hamileliklerin yüzde 50’sinde oluşur. Düşük yapan kadınların yüzde 85 kadarı bir sonraki seferde sağlıklı bir hamilelik geçirirler. Düşükle başa çıkmaya çalışırken uzman cevapları kadar düşük yapmış kadınlardan destek alın.
1. Düşük yaptığımı nasıl anlarım? Düşüğün semptomları değişir. Bazı kadınlar için, en önemli uyarı işareti artık hamile olmadıklarını hissetmeleridir. Düşük yapan kadın çok azdan çok şiddetliye kramp yaşayabilir- veya yaşamaz- ve sıklıkla hafiften şiddetliye kadar değişen kanaması olabilir. Bazı kadınlar düşüğün acısının doğum sancısına benzer…
Çinko, büyüme ve gelişme, protein yapısındaki enzimlerin ilaveleri, üreme için gerekli bir eser elementtir. Tüm canlılar için gerekli ve önemli olan minerallerden biridir. Yokluğu insan yaşamında ciddi sağlık sorunlarına neden olur. Özellikle hamilelik döneminde önemi daha da artan “çinko tüketimi” ile ilgili anne adaylarını aydınlatan bu yazıyı mutlaka okuyun.
Tahıla dayalı beslenme demir, kalsiyum, çinko gibi minerallerin emilmesini olumsuz yönde etkiler ve yetersizliğe neden olur. Çinko; et, deniz ürünleri, süt ve türevleri, yumurta ve yağlı tohumlarda bulunur.
Proteinlerin ve hücre zarının yapısında yer alan minerallerden biri olan çinkonun eksik olması proteinlerin dengede kalmasını güçleştirirken, hücrenin de işlevinin bozulmasına ve…
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ali Çetin, yaptığı açıklamada, zorunluluk gerekmedikçe her anne adayının normal doğum yapması gerektiğini belirterek, normal doğumun hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok faydalı olduğunu söyledi. Son yıllarda doğumlarda cerrahi girişim olan sezaryenin tercih edildiğini ifade eden Çetin, Türkiye’de doğumların yaklaşık yüzde 50′sinin sezaryenle yapıldığını ve sezaryen oranlarının da her geçen yıl artış gösterdiğini belirtti.
Bu artışın tıbbi, yasal, sosyal ve mali etkenlere bağlı olduğunu belirten Çetin, sağlık çalışanlarının yasal açıdan kendilerini daha fazla emniyete almak istemelerinin ve anne adaylarının yeteri kadar bilgilendirilememesinin, doğum yapılan kurumların sezaryene hoşgörülü tutumlarının oranları arttırdığını ifade etti.
Sezaryen doğumun bazı özel durumlarda anne veya bebek için…
Doğumu en doğal haliyle yaşamak isteyen anneler için “Natürel Doğum” Bir kadının hayatında, bir bebeğe hayat vermek eşsiz bir an… Bu anı yaşamak isteyen birçok anne adayı, doğum yöntemleri arasında tercihini sezaryen yerine normal doğumdan yana kullanıyor. Çünkü anneler artık doğumu, mümkün olan en doğal haliyle yaşamak istiyor. Peki, “Normal Doğum” en doğal doğum şekli mi? Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Zeki Salar günümüzde “Natürel Doğum”un mümkün olduğunu söyleyerek bu doğum şekli hakkında bilgi verdi.
Doğum süreci doğal olarak gerçekleşiyor “Natürel Doğum” yöntemi doğum sürecinin doğal olarak, kendiliğinden gelişmesine olanak sağlıyor. Hastane ortamında, doktor gözetiminde gerçekleştirildiği için anne ve bebeğin…
Hamilelik döneminde oluşan ve doğum sonrasında kendi önemli ölçüde kendini gösteren vücut deformasyonları sorunlarını çözmek hayal değil. Doğum sonrası yapılacak estetetik operasyonlarla bu sorunlardan tamamen kurtulmak mümkün. Peki çiçeği burnunda anneler vücutlarında meydana gelen bu deformasyonlar karşısında ne yapmalı ve kimlere başvurmalı? Bu konuyu Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık’a sorduk.
Hamilelik döneminde ve doğum sonrası dönemde yaşanan deformasyonlar nelerdir? •Deride çatlaklar •Yüzde lekeler •Vücut şeklinin bozulması •Karın bölgesinde göbekli görüntü ve sarkıklık •Meme boyutu-diriliği ve dikliğinin değişmesi •Özellikle normal doğum yapanlarda vajen genişlemesi ve vajen dudaklarında sarkıklık oluştuğundan genital bölge estetiği de sık yapılan operasyonlardandır.
Doğum sonrası dönemde sık olarak…
İsviçreli bilim adamları, anne karnında bebeğin gelişimini hızlandırmayı başardı.
İsviçreli bilim adamları, laboratuvar deneylerinde, anne karnındaki bebeğin gelişimini hızlandırmayı başardı. Çalışmalar tamamlandığında kadınlar, 5 ayda doğum yapabilecek.
Alınan bilgiye göre, İsviçreli bilim adamları, farelerde hücre gelişimini sağlayan ”XW12Z” geninin çalışmasını2 katına çıkararak, 9 ay 10 gün olan hamilelik süresini yarı yarıya azalttı.
Hiasengx Üniversitesi’nde gen çalışmaları konusunda uzun yıllardır deneyler yapan moleküler biyoloji profesörü April First, tıp dergisi ”Schwangerer Mann (Hamile Adam)”da yer alan makalesinde, fareler üzerinde başarıya ulaştıklarını kaydetti. Bilim dünyasını sarsacak bu gelişmeyi önümüzdeki günlerde geniş çaplı bir basın toplantısıyla duyuracaklarını belirten First, ”Deneylerimiz sonucunda farelerdeki 3 hafta olan hamilelik süresini 10 güne indirdik.
Koyunlar ve domuzlar üzerinde…
İster dış etkenlerden kaynaklansın, ister hamilelikten; stres anne adayına zarar verir.
Hamilelik stresini önleme yolları .Spor yapmak .İş hayatına devam etmek .Sosyal olaylara katılmak .Gerektiği zamanlarda tatil yapmak .Stres yaratacak ortamlarda bulunmamak .Grev, lokavt, yürüyüş, siyasi tartşmalar vb. katılmamak .Dinlenmek ve düzenli uyumak .Çiçek yetiştirmek, resim yapmak vs. hobiler edinmek .Beslenme düzeninin normal olması .Hamileliği kabullenmek oluşabilecek tüm olumsuzlukları basştan normal kabul etmek gerekir. Hamilelikte her türlü analitik sonucun olabileceğini ve hamilelik soırasında oluşabilecek her türlü anormalliği kabul etmke ve doğum şeklini düşünmemek stresi azaltacaktır.
Stres başladığında bunları yapın! .Stres ortamından uzaklaşın .Derin nefes alıp verin .Gerekirse uzanıp dinlenin .Gürültülü ortamdan uzaklaşın .Kendinizi iyi hissettiren bir ortamda düşünün .Sevdiğiniz hafif bir müziği dinleyin