İdeal bel ölçüsünde vücut kütle endeksi tarihe karışıyor. Avrupa Obezite Kongresi adına çalışan İngiliz ekibe göre, bel genişliğinizin boyunuzun uzunluğunun yarısını aşmaması gerektiğini belirtiyor.
Yani boyu 180 cm olan birinin belinin çevresi 90 santimden az olmalı. Yeni ölçü, özellikle kalp ve şeker hastalarının risk değerlendirmesinde esas alınacak. 300 binkişi üzerinde araştırma yapan ekip bu sonucun tansiyon, şeker, felç ve kalp krizi içinvücut kütle endeksinden daha iyi sonuç vereceğini savunuyor. Vücut kütle endeksi ise birinin kilosunun boyunun ikiyle çarpımına bölünmesiyle saptanıyordu.
Ülkemizde kadınlar ortalama olarak 48 yaşında menopoza giriyor. Ancak menopoz çeşitli nedenlerden dolayı 40 yaşından önce de görülebiliyor ve buna ‘erken menopoz’ deniyor. Bu konuda ülkemizde sağlıklı bir istatistiksel veri olmasa da,modern yaşamın olumsuz getirisi olan çevre kirliliğinin artması, sigara kullanımı, aşırı stres ve diğer faktörler nedeniyle erken menopozun görülme sıklığının arttığı belirtiliyor. Günümüzde erken menopoza yol açabilen bir başka önemli neden de,son yıllarda özellikle genç kızlar olmak üzere kadınların sıfır bedene ulaşma çabaları.
Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, sadece obezite değil, aynı zamanda çok zayıf olmanın da üreme sağlığını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekerek, “Çünkü vücuttaki yağ oranı kritik yağ sınırı olan yüzde 12’nin altına düştüğünde üreme fonksiyonları da durabiliyor. Bunun sonucunda da kadının genç yaşta olmasına rağmen hamile kalmasını…
İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, ABD’nin Connecticut eyaletindeki Greenwich Hastanesinde görev yapan doktor Mosunic, beslenme günlüğü tutmanın egzersiz yapmak gibi olduğunu söyledi.
Düzenli olarak günlük tutulması durumunda kişinin gün boyunca neler yediğinin ve ne kadar kalori aldığının bilincine varacağını kaydeden Mosunic, bunun da kilo vermeye yardımcı olacağını belirtti.
Bu yöntemin başarılı olması için gün içerisinde tüketilen her şeyin not edilmesi gerektiğine işaret eden doktor Mosunic, tutulan günlüğün başka biriyle paylaşılmasının da önemli olduğunu, böylece kişinin başkalarına ve özellikle de kendine karşı dürüst olup olmadığını anlayabileceğini ifade etti.
Günlük yaşamımızda ‘Ayna tut bana, ayna tuttun, ayna tuttum, ayna oldun…’ gibi cümleleri kullanmaz mısınız? Sanıyorum kullanan hemen herkes yakın şeyler algılıyor bu ifadelerden diye düşünüyorum. Bazen kendimizi ve kendi yaptıklarımızı göremiyoruz ve ancak başka birisinin bize söylemesiyle ya da göstermesiyle farkına varıyoruz. İlle de birisinin bize ayna tutması şart mı? Birisine takılmayalım ve önce ayna yerine koyabileceklerimize bakalım.
Yazmayı fazla sevmediğimiz içinyazdıklarımızın ayna olmasından yararlanamadığımızı düşünüyorum. Diyet konusunda bu durum çok önemli! Kendimiz çok fazla yediğimizi düşünebiliriz ya da bir başkası çok yediğimizi söyleyebilir. Acaba gerçekten öyle mi? Neyi çok fazla neyi az yedik? Bazen hiç ekmek yemiyorum ama kilo da veremiyorum…
1.Gün Sabah kahvaltıdan önce •1 su bardağı ılık su •1 su bardağı odasıcaklığında su Sabah kahvaltısı •Şekersiz siyah çay ( Limon suyu ilaveli) •1 dilim peynir •2 dilim ekmek •1 avuç maydanoz yaprağı Ara Öğün •1 fincan şekersiz Türk kahvesi •2 adet tam ceviz Öğlen yemeği •2 adet zeytinyağlı enginar •1 su bardağı yoğurt •Bol salata ( az zeytinyağı ilaveli)
Ara Öğün •1 avuç leblebi Akşam yemeği •1 dilim somon balığı •Bol salata ( az zeytinyağı ilaveli ) •1 adet orta boy portakal Gece •5- 6 adet tam ceviz
2.Gün Sabah kahvaltıdan önce •1 su bardağı ılık su •1 su bardağı oda sıcaklığında su Sabah kahvaltısı •Şekersiz Siyah çay ( taze limon sıkılmış) •1 adet yumurta •1…
Soru şu ki neden bütün dünyadaki kadınlar olarak bu problemle mücadele etmek zorundayız? Her türlü programı denediniz ama sonuç olarak bir çözüm bulamadınız mı? Ancak ilk önce sağlığınıza odaklanmalısınız. Bunun sonucunda kilonuz kendi kendine düzene girecektir.
Aslında yediklerinizin ve içtiklerinizin sizin için iyi olmadığını biliyoruz. Bu yiyecekler şeker içeren yiyeceklerdir. Şekerle dolu yiyecekler ve içecekler tüketiyoruz. Sonuç olarak vücudunuz bunu sindirmekte zorlanıyor ve yağ olarak depoluyor. Bunun yanı sıra vücudunuz toksinlerle ne yapacağını bilemediği için bunu yağ olarak depolar ve bize selülit olarak geri döner.
Sağlıksız yiyecekler ve içecekler bir asit tabanı oluştururlar. Ayrıca stresinde asit seviyesini artırdığını biliyoruz. Sonuç olarak…
Kilo almak özellikle kadınlar için büyük bir kâbus. İngiliz Dr. Nicola Lowe’e göre,ince bir görünüme sahip olmak için yapılacak en önemli şey metabolizmayı hızlandırmak.
Dr. Lowe’un önerileri:
* Kaslarınızı güçlendirin. Ne kadar çok kasınız varsa metabolizmanız o kadarhızlı çalışır.
* Kafein tüketin. Günde 10 fincan çay veya kahvenin yararı olur. Metabolizmanızı yüzde 10 oranında hızlandırır.
* Bize şimdiye kadar karbonhidratların diyetlerde yeri olmadığı söylendi ancak onlar metabolizmayı hızlandırır.
* Yerinde duramayan bir insan olun. Bu hareketlilik de metabolizmayı çalıştırır.
Birçok kişide hayat tarzı faktörleri ve genel sağlık riskleri ilk başta cinsel fonksiyonları etkiler. Sigara, aşırı alkol tüketimi, beslenme yanlışları, aktivitesi düşük bir yaşam, ruh hali, depresyon, yönetilemeyen stres ve uyku sorunları cinsellik için en önemli risk faktörleridir.
Bel çevresi, vücut kitle endeksi ve vücut yağ yüzdesindeki yükselme, cinsel hormonları düşürerek cinsel isteksizlik, cinsel uyarılma ve orgazm problemleri riskini arttırır. Bunların yanında kan şekeri seviyelerindeki dengesizlik, insülin direnci, kalp damar sorunları, yüksek tansiyon, metabolik sendrom, yüksek kolesterol da cinsel performansı olumsuz yönde etkiler.
Kısacası cinsel yönden sağlıklı olmanız için sadece isteksizlik, orgazm olamama, kayganlık sağlayamama, uyarılma veya ağrı sorunları…