Kadın Forumu  


Go Back   Kadın Forumu > Sağlık > Genel Sağlık
Bloglar Yardım Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Genel Sağlık Zararlı Alışkanlıklar, Bağımlılık, Tiryakilik, Genel Sağlık Bilgileri, İlk Yardım, Meslek Hastalıkları, Vitaminler,

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09.03.2010   #1 (permalink)
Admin
gizemlisu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle
K.Tarihi: 11 Eylül 2009
Üye Numarası: 66
Arkadaşlar: 3
Konular:
Mesajlar: 506
Rép Puanı: 63
Rép Grafiği: gizemlisu will become famous soon enough
Bloglar: 4
Standart Modern Yaşam Öfkeye Sebep Oluyor

Modern kadın; yaşadığı rekabet, kötü tecrübeler ya da zamanın hızı nedeniyle artık çok daha agresif

Oysa öfkeyi kontrol etmek ile hiç düşünmeden ilan etmek arasında büyük fark var! Aşkta, işte, arkadaşlıklarda ve evlilikte; ani öfke patlamaları ile 'kaybeden' tarafta olmamak için sağduyuya ve zekâya ihtiyacımız var!

Paul McCartney'nin boşanma avukatı Fiona Shackleton'ın, mahkeme salonunu denizden yeni çıkmış balık misali terk ettiği gün birçok kadının nutku tutulmuştu... Basına yansıyan haberlere göre; efsanevi Beatles üyesinin eski eşi Heather Mills, duruşma sırasında başarılı avukatın üzerine, o anda eline geçen su dolu sürahiyi boşaltmıştı. Her fırsatta kameralara gülümsemekten çekinmeyen, hatta bu sayede stil ikonluğuna terfi eden Kate Moss sokak ortasında tekme tokat bir paparazzi'ye saldırdığında bunun bağımlılığının bir uzantısı olduğunu düşünmüştük. Hande Ataizi elindeki şemsiye ile benzer bir öfke patlaması yaşadığında ekrana kilitlenmiş, Naomi Campbell Heathrow Havaalanı'nda uçaktan indirilip, bir polis memurunu tartaklamaktan ve aşağılamaktan tutuklandığında yine benzer bir tepki göstermiştik. Tüm şaşkınlığımıza rağmen, bu tarz hiddetli tepkilerin sadece ünlü isimlerin tekelinde olmadığının da farkındayız! Haftalık iş toplantılarında çözüm üretmek ya da beyin fırtınası estirmek yerine birbirini iğnelemeye ya da pasifize etmeye çalışan kadınların yanı sıra sevgilisine eline geçen her ne varsa saldıran, bir başkasına kızıp da hıncını önüne çıkan herhangi bir kişiden çıkaran, trafikte bir erkek gibi kavga eden, özel hayatlarına dair kavgalarını kalabalık ortamlarda yapan, sabırsızca sesini yükselten, kırıcı sıfatlar kullanarak öfkesini yatıştırmaya çalışan, satış elamanlarını azarlayan ya da olur olmadık aksi cevaplar veren kadınlara da alışığız artık. Peki, son yıllarda bu denli öfke dolu oluşumuzun nedenleri neler? Kavga ederken, saldırgan davranırken ya da pasifize etmek için fırsat kollarken bizi yönlendiren içgüdülerimiz hangi şartlarda devreye giriyor? Sorguluyoruz...

Asabiyet Bir Düşman
Ünlü Yaşam Koçu Gladeana McMahon; "İş hayatlarında hırslı ve aşırı cesaretli hemcinsleri ile mücadele eden, aynı zamanda da aşk ilişkilerini düzenli sürdürmeye çalışan kadınlar üzerinde büyük bir baskı var" diyor ve ekliyor; "Kadınlar her şeyi en iyi şekilde yapmaya, hatta her şey olmaya çalıştıkça kendi kendilerinin en büyük düşmanı halini alıyorlar. Oysa ne kadar çok şey yaparsanız o kadar başarısız olursunuz. Aynı anda müthiş bir aşk yaşamak, işinde ilerlemek, çocuk yetiştirmek, it girl'lüğe soyunmak, iyi kazanmak, en hip yerlerde eğlenmek, bakım seanslarına yetişmek, kendini geliştirmek için ilgi alanları edinmek mümkün değil. Er ya da geç ikisi ya da üçünü seçmek zorundasınız. Günümüzdeki öfke nöbetlerinin uzantısı her şeyi yapmaya, hem de en iyi şekilde yapmaya çalışıp da başarılı olamamanın uzantısıdır. Bu; kişiyi depresyona, mutsuzluğa, her günü moralsiz geçirmeye, hatta kişilik bozukluklarına iter. Ben günümüz kadınını bu açıdan güçlüden çok gücünü hızla yitiren varlıklar olarak görüyorum." Genel olarak pskiyatristler; öfkeyi dışa vurmanın içeride biriktirmekten daha sağlıklı olduğu konusunda hemfikirler, ancak bunun da ince çizgileri var. "Ne yazık ki kendinden çok egosunu büyütmeye kanalize edilen modern kadın, öfkesini hatalı içgüdüler üzerine kuruyor. Dahası; muhalif düşünceleri de kişisel algılıyor" diyor Gladeana McMahon... Bunun açılımını en iyi yaşayan kişilerden biri olan Deniz Kumbaracı; kadınların yoğun olarak çalıştığı bir reklam ajansında ofis asistanı... "Bazen tüm olanlara niye katlandığımı düşünüyorum" diyor ve ekliyor; "Sanırım iyi bir gelirim olduğu için... Nerede kadın, orada sorun! Geçen gün yaşadığım bir olay, artık öfke patlamasından çok bir tür ego patlamasıydı. Bir arkadaşımız diğerini, şirketteki güçlü bir erkek ile ilişki kurmak ile suçladı. Aslında bunu yanındaki arkadaşı ile kısık ses ile paylaşmıştı ama itham edilen kişi duydu. Ardından ne olduğunu bile anlayamadan havada uçan bir masa ağırlığına tanıklık ettik. İki kadın birbirine girdi. Tam bir mahalle kavgası gibiydi. Birbirlerine saldırdılar. İtip kakmaya başladılar. Herkes çıt çıkarmadan dinliyordu, bir tek onların bağrışması duyuluyordu. İtham edilen kişi düşüp bayıldı, ardından da sinir krizi geçirdi. Öbürü ise zafer edası ile gülümseyerek bakıyordu. Şimdi her ikisi de hiçbir şey olmamış gibi aynı ofisin içinde çalışıyorlar. Gerginlik ise diz boyu. Masaları karşılıklı, her sabah toplantıda bir araya gelmek zorundalar. İki müşterileri ortak. Bu ne kadar sağlıklı bilemiyorum. " Evet; zaten iki Amerikalı araştırmacı Kira Birditt ve Karen Fingerman'ın yaptığı son bir çalışmaya göre kadınların öfke kontrolü konusunda erkeklerden çok daha tehlikeli olduğu kanıtlandı ki, 2001 ve 2005 yılları arasında dünya genelinde şiddet ve öfke içeren suçların yüzde 50 oranında kadınlara ait olduğu da istatistiklere geçti. Kadınlar öfkelerine erkeklere oranla daha çabuk öfkelenmekle kalmıyorlar, öfke hali içinde kalma süreleri de daha uzun oluyor. Bunun yanı sıra İngiltere genelinde MSN kullanan kadınlar arasında yapılan bir araştırmada, gülen yüz smiley yerine olumsuz ifadeleri kullananların yüzde 35 daha fazla olduğu da ortaya çıkarıldı.

İyi Öfke, Kötü Öfke
"Tüm öfke anları kötü değildir, ancak olumsuz olanını başkaları değil, kişinin kendini yaratır" diyor Gladeana McMahon ve ekliyor; "Öfke; kişilere mutsuz oldukları noktaları değiştirmek için fırsat sunar. Ancak tahrip edici olmaya başladığında sorunlar da başlar." Peki sınırı aşıp aşmadığımızı nasıl anlayabiliriz? Dik kafalı davranmayı tercih ettiğimizde, esnek davranmadığımızda ki bu prensip sahibi olmadığımızı göstermez, prensipler tartışılması gereken ayrı bir konu olabilir, açık görüşlü yanımızı gayet cimri bir şekilde kullandığımızda, en önemlisi de merkeze egoyu oturttuğumuzda... Londra Üniversitesi'nde psikoterapist olarak görev yapan Dr. Windy Dryden; "Genellikle yıkıcı öfkeye sahip kişilerin kendine güveni yoktur" diyor ve ekliyor; "Bunun üzerini kapamak ya da gidermek için iğneleyici olmaya, bilir kişi gibi davranmaya, seslerini yükseltmeye ihtiyaç duyarlar. Öfkeleri ise çoğunlukla içgüdüsel değil, öğrenilmiş türden bir öfkedir. Bu kendi kendilerine geliştirdikleri incelikli bir yöntemdir. Yani içgüdüsel olarak sinirlenmez, bilinçli olarak sinirli davranırlar. Bu grubu diğerlerinden ayırmamız gerekir, çünkü içgüdüsel öfkelenenler öfke kontrolü teknikleri ile bu durumu yenebilirler fakat bu kişilerin içe dönmeleri ve kendilerini sevmeyi öğrenmeleri için terapist gerekebilir. Ancak yaptığım araştırmalar buna yanaşmadıklarını da gösteriyor. Bu nedenle bazen onlara yumuşak yaklaşan hiç ummadıkları bir arkadaş ya da tanıdık da aynı görevi fark etmeden üstlenebilir."

Sağlıklı Düşünmek
Canlı yayında birbirine giren ünlü isimler artık kanıksadığımız bir durum. Ancak kendi hayatımızdaki öfke patlamalarında saçlarımız istediğimiz gibi olmadığında başımızı iki elimizin arasına alıp hıçkıra hıçkıra ağlayabiliyor, sevgilimize küfür edebiliyor, samimiyetinden şüphelendiğimiz bir arkadaşımızı herhangi bir açığı ile yargılayabiliyor, en sevdiklerimizin eşyalarına zarar verebiliyoruz. Öyle ki bazen 'günaydın' demek bile bizi yorabiliyor. "Aralıklı patlayıcı bozukluk olarak nitelendirdiğimiz öfke nöbetlerini yaşayanları bir kenara ayıralım" diyor Gladeana McMahon ve ekliyor; "Asabi hal ve davranışların artışı yaşanan duygu sorunları ile direkt alakalı. Kızgınlık, nefret, kırgınlık gibi duyguların dışavurumu. Bu da hareketlerde kontrol kaybına yol açıyor ki günümüzün güçlü, başarılı, çekici olmaya çalışan kadını için bu bir zayıflık. Olumsuz duygulara neden olan etkene karşı hissedilen yakma, yıkma isteği desperesif kadınlar yaratıyor ki bunu cool olmak ile karıştıranlara dahi rastlıyorum." Ankara Ticaret Odası ATO'nun Emniyet Genel Müdürlüğü'nün rakamlarından yararlanarak hazırladığı Suç Terörünün Bilançosu Raporu, son beş yıllık veriler esas alınarak oluşturulmuş. Akabinde de Türkiye'de ciddi anlamda bir öfke patlaması yaşandığı kaydedilmiş. İşin ilginç yanı da söz konusu patlamaların büyük bir kısmının kadınlara ait oluşu. Peki bilinçli ya da bilinçsiz, kendimize karşı geliştirdiğimiz bu manevi düşmandan nasıl kurtulabiliriz? İşlerinizi basitleştirin ve bir seferde tek basamağı çıkmayı hedefleyin. Aynı anda her yerde bulunamaz, her şeyi aynı anda yapamazsınız. Sevdiğiniz bir aktiviteye yönelin, sadece sevdiğiniz yiyecekleri tüketin ve herkesi olduğu gibi kabul edin. Bu size zaman kazandırır. Anti depresan kullanıyorsanız tekrar gözden geçirin. Size ağır geliyor olabilir ya da yan etkileri daha da asabi bir ruh hali içine girmenizi hızlandırabilir. Öfkeli durumları tetikleyenin ne olduğundan emin değilseniz,ne zaman olduğunu gösteren bir not defteri tutun. Saat, yer ya da aktivite ile ilişkili bir düzen olup olmadığına bakın. Uykunuzu mutlaka iyi alın. Öfke nöbetleriniz yorgunluktan kaynaklanıyor olabilir. Yemek pişirme, iş yetiştirme gibi zaman ve konsantrasyon gerektiren işlerde daima eğlenerek hareket etmeye özen gösterin. Ani gürültü ya da hareketli ortamlar bazen dengenizi sarsabilir. Kendi kendinizle kaldığınız, sessiz ortamlar da yarattın. Yavaş ve tane tane konuşun. Karşınızdakini önce iyi anlamaya çalışın. Karşınızdaki hakkında sanki o orada yokmuşçasına konuşmayın. Bir sohbeti yanlış yorumlamak da öfkeye neden olabilir. En önemlisi ise çevrenizde olup bitenlerden hoşlanmamanıza rağmen, her nasılsa gerçekleşeceğini, bazı olaylara engel olamayacağınızı, bazı kişilerin ise dünyanın her yerinde karşınıza çıkabilecek prototipler olduğunu kabul edin. En önemlisi de önce daima dinleyin!


Marie Claire




Eğer bir KADIN, yeterince hırslı, kararlı ve yetenekliyse yapamayacağı hiç bir şey yoktur...
gizemlisu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:31.


Powered by vBulletin® .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.