Tüm dünyayı sarsan domuz gribi salgının bulunduğu şu dönemlerde, uzmanlardan gelen korunma yöntemleri arasında, ilk sırada sağlıklı beslenme uyarısı yer alıyor! ''Rejim yapmayın!''
- Yeterli ve dengeli beslenmeli. Vücudun yapıtaşı protein kaynaklarını almak çok önemlidir; yumurta, kırmızı et, tavuk ,balık, peynir, süt, yoğurt tüketmeli. Ayrıca omega 3 içeriği nedeni ile balık ve balık yağı ile yağlı tohumlar tercih edilmelidir.
- Hazır gıdalardan, işlenmiş ve yoğun katkı maddesi içeren gıdalardan uzak durun
- Vücudun fiziksel olarak dinlenmesi için mutlaka düzenli ve kaliteli uyku önemli.
- Egzersiz yaparak vücut direncinizi kuvvetlendirin. Hergün en az 30 dk yürüyüş yapın veya haftanın minimum 3 günü 45 dk egzersiz yapın.
- Mikro besinlere önem verin. Magnezyum, çinko, manganez gibi bağışıklık sistemini güçlü tutan mineralleri almak için yağlı tohumlardan yararlanın. Her gün 1 avuç çiğ badem veya ceviz veya fındık tüketin.
- Yılda bir düzenli olarak mutlaka kan tahlili yaptırın. Hormonlarınızı, B12 vitamini, D vitamini değerlerinizi kontrol ettirin ve mutlaka hemogram testi yaptırın. Böylece mini check-up yaptırmış olursunuz.
- Aşırı yağlı vücut, sistematik olarak giderek zayıflar ve immün sistemi bu durumdan negatif etkilenir. Dolayısıyla zamanla farkında olmadan bağışıklık sistemi bozulmuş olur ve bu durum birçok virütik hastalığa karşı zayıf düşmenize ve hastalıklara davet çıkartmanıza neden olur. Mutlaka sağlıklı kiloda kalmayı hedeflemeli ve kaslarınızı korumalısınız.
- Seçtiğiniz et kalitesini mutlaka kontrol edin. Özellikle doğal ortamlarda beslenen hayvansal besinleri tercih etmeye çalışın.
- Hijyene önem verin. Dışarıdan alınan besinleri uzun süre su altında tutarak yıkayın. Mevsimsel sebzeleri ve meyveleri tercih edin.
- Sarımsak, soğangilleri ve yoğurdu bol bol tüketin.
- İshal ve ateş durumlarına karşı mutlaka bol su içilmeli ve direncin düşmemesi için yeterli enerji alınmalı. Yüksek enerji kaynağı olarak patates, pirinç, tahıllar, makarna ve ekmek tercih edilebilir.
— Yeterli ve dengeli beslenin… Her gün dört ana besin grubu olan süt ve süt ürünlerini, et ve et ürünlerini, sebze ve meyveleri ve ekmek, makarna gibi tahıl ürünlerini yeterli miktarda ve dengeli bir şekilde tüketmeniz gerekir. Tek tip beslenme veya yetersiz besin alımı vücudunuzu virüslere karşı daha duyarlı hale getirir.
— Yeterli sıvı tüketin… Günde 1,5–2 litre sıvı tüketmeye özen göstermeniz gerekir. Su, ayran, taze sıkılmış meyve suyu, sebze suları, şekersiz tüketilecek bitki çayları ve doğal maden suları gibi seçenekler sıvı ihtiyacınızı karşılayacak sağlıklı içeceklerdir. Çay ve kahve gibi kafeinli içecekleri aşırı miktarda tüketmek, vücuttan sıvı atımını arttıracağından ötürü kaçınmanız gereken bir beslenme davranışıdır.
— Proteinli besinler tüketin… Bağışıklık sisteminde virüs ve bakterilerle savaşacak hücrelerin oluşması için proteine ihtiyaç vardır. Yağsız et, tavuk, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri vücutta iyi derecede kullanılabilen kaliteli protein kaynaklarıdır. Bu besinlerden en az biri günlük beslenme düzenimizde mutlaka yer almalıdır. Vejetaryenler veya et tüketimi kısıtlı olan kişilerinde yumurta ve süt ürünlerini ve bitkisel protein kaynakları olan nohut, mercimek gibi kurubaklagilleri de haftada en az 3 gün tüketmesi gerekir.
— A vitamininden zengin besinler tüketin… Bilimsel çalışmalar, A vitamini yetersizliği olan kişilerin enfeksiyonlara karşı daha duyarlı olduklarını belirlemişlerdir. A vitamininden zengin beslenmek için beslenmenizde balık, süt, yumurta ve sarı-turuncu sebze ve meyvelere yer vermeniz gerekir. A vitaminin en zengin kaynağı karaciğer olmakla birlikte, sakatat tüketimi özellikle kalp sağlık açısından önerilmemektedir.
— E vitaminini ihmal etmeyin… Besin desteği kapsülü olarak alınan E vitamini ile ilgili çelişkiler devam ettiğinden ötürü, E vitaminini doğal besinlerle almayı tercih edebilirsiniz. E vitamini en çok sıvı yağlarda yer almaktadır. Eğer sıvı yağ tüketiminiz kısıtlı ise günde 1-2 avuç fındık, badem veya ceviz tüketmeye çalışmalısınız.
— Folik asit ve B12 vitamini ihtiyacınızı atlamayınız… Folik asit ve B12 vitamini, DNA adı verilen gen kodlamalarında görev alan ve bağışıklık sisteminde de önemli işlevlere sahip olan vitaminlerdir. Folik asit veya B12 vitamini yetersizliğinde virüs ve bakterilerle savaşacak bağışıklık hücrelerinin sayısında azalma gözlenebilir. Folik asidin besinsel kaynakları; koyu yeşil yapraklı sebzelerdir. B12 vitamini ise hayvansal kaynaklı her besinde bulunmaktadır. Bitkisel besinlerde B12 vitamini bulunmadığından ötürü, vejetaryen kişilerin B12 vitamini kan düzeylerini takip ettirmeleri ve eksikliği durumunda gerekli tedaviyi almaları gerekir.
— C vitamininden zengin besinlere her öğünde yer verin… C vitamini bağışıklık sistemi için en önemli öğelerden biridir. C vitamini düzeyleri yeterli olan kişilerin, enfeksiyonları daha kısa sürede atlattıkları bilinmektedir. Her öğününüzde C vitamininden zengin kaynaklar olan meyve ve sebzelere yer verin. Dünya sağlık otoriteleri günde 5-9 porsiyon sebze ve meyve tüketimini önermektedir.
— Her gün probiyotik alın… Probiyotikler, barsak sağlığının korunmasında önemlidir. Barsaklar ise en önemli bağışıklık sistemi organlarımızdan biridir. Probiyotiklerin düzenli tüketimi, bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara ve gribe yakalanma riskimizi azaltır.
DİKKAT! ŞİŞMANLIK DOMUZ GRİBİ İÇİN RİSK FAKTÖRÜ OLABİLİR!
Vücutta fazla oranda yağ bulunması yani şişmanlık, vücutta bağışıklık hücrelerini uyaran çeşitli maddelerin çok miktarda salgılanmasına neden olabilir. Gereksiz salgılanan ve uyarılan hücreler nedeniyle, şişman kişiler domuz gribini daha ağır seyirli atlatma riski ile karşı karşıya kalabilir.
Özellikle kış aylarında bağışıklık sistemimizi etkileyen faktörler:
- Alkol, sigara
- Hareket azlığı
- Uyku saatlerinin düzensizliği
- Şişmanlık
- Hava kirliliÄŸi
- Yanlış beslenme alışkanlıkları
- Güneş ışığının azlığı
- Kimyasal ilaçlar
- Protein-vitamin ve mineral alımının azlığı
- Bakteriyal ve viral enfeksiyonlar
- Beden ve çevre temizliğine uyulmaması
- Güneş ışıgının azlığı
- Genetik yapısı bozulmuş gıdalar
- Vücut ısısının, sıklıkla değişik sıcaklıktaki ortamlara maruz kalması
Â
Yorum ekle