





Çalışan anneler iş hayatları nedeniyle çocuklarıyla birlikte olamadıklarından dolayı suçluluk duygusuna kapılabiliyorlar. Bu duygunun yarattığı ağırlık altında ezilerek çocukların her istediklerini yerine getirmeleri, sürekli hediyeler alma gibi davranışlar sergileyebilirler. Çalışan annelerin öncelikle suçluluk duygusundan kurtularak , çağdaş yaşamın gereği olarak pek çok annenin günün büyük bir bölümünü iş yerlerinde geçirdiği gerçeğini kabullenmesi gerekir. İş dönüşü evdeki diğer sorumluluklarla ilgilenmeden annenin öncelikle çocuğuna zaman ayırması önemlidir. Bebeklik döneminden itibaren çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanması, uyku, beslenme, eğlence, ders zamanlarının düzenli olması, adil disiplin kurallarının kararlı bir şekilde uygulanması, anne-çocuk arasında sağlıklı iletişimin kurulması ve paylaşımların bulunması çalışan annenin çocuğuna ayırdığı sürecin verimli olarak kullanıldığının bir göstergeleridir.
Ev ortamında anne-çocuk arasındaki iletişimi pekiştirecek pek çok etkinlik planlanabilir.Çocuğun yaş ve gelişim özellikleri doğrultusunda birlikte kitap okumak, yap boz yapmak, resim çizmek, yemek yapmak, sohbet etmek, okul tarafından verilen bir projeyi birlikte hazırlamak, evle ilgili sorumlulukları paylaşmak, anne banyoyu temizlerken çocuğun tuvalet kağıdı rulolarını değiştirmesi gibi..
Sosyal ortamda anne-çocuk birlikte yapmaktan hoşlanacakları etkinliklere yönelebilirler, yürüyüşe çıkmak, spor yapmak vb. Beraber yapılan etkinliklerin yanı sıra diğer yetişkinlerin ve özellikle çocuğun yaşıtlarının katılacağı faaliyetlere yer verilebilir. Ailelerin bir araya gelerek, çocukların hoşlanacakları etkinlikler planlamaları birbirlerini yakından tanımalarını da sağlar.Çocuklar hoşca zaman geçirerek sosyal yönlerini geliştirirler.Hayvanat bahçesini ziyaret etmek, sinema, tiyatro gibi gösterileri izlemek, müze ve diğer tarihi eserleri gezmek gibi etkinlikler buna katkı sağlar.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Benzer Konular |
|---|
|
| | Site Haritası | Sözleşme | İletişim | Arama | RSS | |